03/09/2010

Forumda


 
Ana Menü
Atatürk Diyor ki
Atatürk
REKLAM
19. ULUSAL BİYOLOJİ KONGRESİ - TRABZON
Derneğimizden
Dernek yönetimi olarak 19. Ulusal Biyoloji kongresine katılacağımızı ve 4 bilimsel poster sunacağımızı belirttik. Bu sözümüzü yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Kongre beş gün yoğun bir program çerçevesinde tamamlandı. Derneğimiz Yönetim kurulundan Kadir SORUCUOĞLU, Sezer TOPRAK, Gökhan KAVUNCUOĞLU ve ayrıca Perihan YAVUZ, katıldığı kongrede birçok üniversite akademisyenleri ile birebir görüşmelerde bulundu.

Kapanış toplantısına da katılarak mesleğimizin ve biyologların sorunları dile getirildi.

Ayrıca Yönetim kurulu üyelerimiz, Türkiye Biyologlar Derneği Genel Başkanı Alev HALİKİ UZTAN ile görüşmede bulunmuştur. Görüşmede biyologların sorunlarının çözümünde ve diğer konularda birlikte hareket etme kararı alındı. İki derneğin varlığının meslektaşlarımızın sorunlarının çözümü için çok daha etkili olacağı değerlendirildi. Sayın UZTAN neden iki dernek sorusuna vereceğimiz cevap "bir alin nesi var iki elin sesi var" olacaktır demiştir.

19. Ulusal Biyoloji Kongresinde Derneğimiz adına sunulan 4 bilimsel posterin özeti aşağıda bulunmaktadır.


Konuyla ilgili forum adresi: http://www.biyologlarbirligi.org/forum/viewthread.php?forum_id=44&thread_id=515&pid=3556#post_3556

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

RNA EKSTRAKSİYON YÖNTEMLERİNDEN FENOL KLOROFORM YÖNTEMİ İLE SİLİKA MEMBRAN KOLON YÖNTEMİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

 

RNA virüslerinden İnfluenza A(H1 ve H3 alt tipi) antijeni ve 50 tane pozitif hasta örneği (nazal, nazofaringeal sürüntü)100 ‘dan 10-6 ‘ya kadar seri dilüsyon yapıldı.

Hazırlanan seri dilüsyonlar fenol kloroform ve silika membran kolon (Qiagen viral RNA ekstraksiyon kiti ) yöntemine göre ekstraksiyon işlemine alındı.

Ekstraksiyon işleminden sonra PCR kiti (invitrogen) kullanılarak ‘ABI 7000 real time pcr cihazı’na yüklendi.

Cihazdaki çalışma bittiğinde elde edilen her bir ekstraksiyon için Ct(cycle threshold) referans alınarak değerlendirildi.

 

INFLUENZA ALT TİPLERİNDE MULTIPLEX PCR YÖNTEMİ

Influenza A (H1), influenza A (H3) ve influenza B`nin aynı anda çalışılması planlandı. MDCK hücre kültüründe iki defa pasajlandıktan sonra çoğaltılan influenza A (H1), influenza A (H3) ve influenza B virüsleri çalışma için alındı ve viral transport medium (VTM) içeren 15mm`lik santrifüj tüpünün içine influenza A (H1), influenza A (H3) ve influenza B virüsleri konularak miks haline getirildi. PCR aşamasında kullanılmak üzere ise influenza A (H1), influenza A (H3) ve influenza B plazmitlerini içeren miks hazırlandı. Hücre kültüründen hazırlanan miks, öncelikle silika membran kolon yöntemiyle ekstraksiyon işlemine alındı. Elde edilen RNA`lar PCR işleminden önce revers transkripsyon işlemine alındı (plazmit kontrol grubu hariç). Bunun için revers transkriptaz enzimi olarak M-MLV RTase (Moloney Murine Leukemia Virus Reverse Transcriptase) kullanıdı. Elde edilen koplementer DNA (cDNA) PCR aşaması için +40C bekletildi. PCR için Multiplex PCR yöntemiyle üç farklı primer seti aynı anda kullanılarak iki turlu (her biri 35 döngü) PCR gerçekleştirildi. Amplifikasyon ürünleri %2`lik agaroz jelde EtBb ile UV transilluminatörde değerlendirildi ve örneklerin fotoğrafları çekildi.

 

PRENATAL TANIDA, BİYOKİMYASAL TARAMA TEST SONUÇLARI VE USG BULGULARININ AMNİYOSENTEZ SİTOGENETİK ANALİZ SONUÇLARI İLE KARŞILASTIRILMASI

Prenatal tanı, genetik bir risk belirlenmiş tüm gebeliklerde, gebelik dönemi içinde uygulanan küçük cerrahi girişimler yardımı ile gerçekleştirilen genetik testleri ve genetik danışmayı içeren bir süreçtir.

Prenatal tanı endikasyonları arasında çoğunlukla anne yaşı(35 yaş üstü ve 16 yaş altı, ikiz gebeliklerde 32 yaş ve üstü), biyokimyasal tarama testlerinde risk yüksekliği (≥1/250), ultrasonografide (USG) fetal anomali bulguları, daha az sıklıkta eşlerden birinde dengeli kromozom anomalisi, perikonsepsiyonel ilaç kullanımı, ailede genetik hastalık ve kromozom anomalisi öyküsü görülmektedir. Prenatal tanıda kullanılan yöntemler iki grupta sınıflandırılmaktadır;

(1)Girişimsel olmayan (non-invaziv)yöntemler: Biyokimyasal tarama testleri (ikili test, üçlü test, dörtlü test), ultrasonografi(USG), fetal ekokardiyografi, maternal kandan fetal hücre örneklemesi,

(2)Girişimsel (invaziv )yöntemler: Amniyosentez, kordosentez, koryon villus örneklemesi, fetal biyopsi, preimplantasyon genetik test.

Gebeliğin 1.trimesterinde(ilk 3 aylık periyot)sıklıkla kullanılan tarama testleri; ikili test ve USG ile ense saydamlığı(nukal translüsens-NT)ölçümleridir. İkili test anne kanında serbest beta-insan koryonik gonadotropin(free B-hCG) ve gebelikle ilişkili protein-A(PAPP-A) ölçümlerine dayanarak yapılan bir risk hesaplamasıdır. Her iki hormon glikoprotein yapısındadır. Fetal USG taramasında amaç, fetal anomalilerin mümkün olduğunca erken saptanmasıdır. Embriyoda organogenez 12.haftada tamamlandığı için 1.trimester fetal anomali USG taramasında, sınır 12.hafta olarak alınmaktadır. En sık kullanılan tarama belirteçi NT ölçümleridir ve ortalama değeri 3,5mm’dir. Fetal anöploidilerde(trizomi 21) artışı gözlenmektedir(NT > 3.5mm).

Gebeliğin 16.-20. haftalarında (2.trimester) sıklıkla kullanılan tarama testleri üçlü test ve USG’dir. Üçlü test anne kanında alfafetoprotein(AFP), b-hCG ve unkonjuge estrodiol (uE3) ölçümlerine dayanarak yapılan bir risk hesaplamasıdır. İkili testten farklı olarak nöral tüp kapanma kusurları(NTD) riski de belirlenebilmektedir. 2.trimester USG anomali taramasında normal anatomik yapının olmaması, şekil lokalizasyon ve büyüklüğün bozulması, anormal yapının varlığı, anormal fetal biyometri ve hareket özellikleri değerlendirilmektedir.

1. ve 2. trimester biyokimyasal tarama test belirteçleri tekli yada kombine şekilde değerlendirildiklerinde fetal anomali yakalama oranları farklılıklar göstermektedir.

Literatürlerde ,biyokimyasal tarama testlerinde risk yüksekliği ve fetal USG’ de anomali bulgularının , amniyosentez endikasyonu olarak ileri anne yaşı endikasyonundan sonra sıklıkla karşılaşıldığı belirtilmektedir. Amniyotik sıvı prenatal tanıda fetal hücre kaynağı olarak en sık kullanılan materyaldir.

 

ERKEK İNFERTİLİTESİ ÖN TANISI OLAN HASTALARDA, SİTOGENETİK VE

Y KROMOZOM MİKRODELESYON ANALİZ SONUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

 

İnfertilite olguların yaklaşık %50'sinde genetik kaynaklı erkek infertilitesi yer almaktadır. Literatürlerde erkek infertilitesi olgularının %60'ında kromozom anomalisi ve Y kromozom mikrodelesyonları saptanmıştır. Bu değişiklikler erkekte testis fonksiyonlarını ve spermatogenezi olumsuz etkilemektedir.

Erkek infertilitesinde en sık görülen kromozom anomalisi Klinefelter( 47,XXY) sendromudur. Sıklığı canlı doğumlarda 1/1000; azospermik erkeklerde 7-13/100’tür. Diğer bir kromozomal değişiklik ise otozomal robersonian ve resiprokal dengeli translokasyon taşıyıcılığı olup embriyoda yüksek oranda dengesiz kromozomal dağılıma ve anöploidilere neden olmaktadır.

.Y-kromozom mikrodelesyonları, erkek infertilitesinin Klinefelter sendromundan sonra görülen ikinci en yaygın sebebidir. Y-kromozomunun içerdiği genlerin ve gen ailelerinin spermatogenezdeki kritik rolleri, azospermik veya oligospermik erkeklerde Y-kromozomunun belirli bölgelerinde saptanan mikrodelesyonlarla gösterilmiştir. Y-kromozomunun uzun kolunda yer alan ve günümüzde azospermi-oligospermiden sorumlu olan bu mikrodelesyon bölgeleri AZF bölgesi olarak adlandırılmaktadır.

Etiyolojinin belirlenmesi, doğru tedavi ve yaklaşımın seçilmesi ve genetik sebepli olgularda prenatal tanı seçeneğinin sunulması açısından önemlidir.

Bu çalışmadaki amaç merkezimize 2006 - 2007 yıllarında erkek infertilitesi ön tanısı ile kabul edilen hastalara yapılan sitogenetik ve Y kromozom mikrodelesyon (SRY, ZFY, SY84, SY86, SY127, SY134, SY254, SY255) analiz sonuçlarının istatistiki olarak değerlendirilmesi ve elde edilen sonuçların literatür bilgileriyle karşılaştırılmasıdır.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ayrıca Biyologlar Birliği Derneği KTÜ öğrenci temsilcisi Güner DARICI´ya ve kongrede yoğun emeği olan görevli KTÜ öğrencilerine buradan tekrar teşekkür ediyoruz.

Yorum
Henüz yorum yazılmamış.
Yorum yaz
Yorum göndermek için lütfen üye girişi yapın.
Oylama
Sadece üyeler oylayabilir.

Lütfen Üye olun ya da Üye girişi yapın.

Henüz bir oylama yapılmamış.


Yönetim
Kullanıcı Adı

Parola



Henüz Üye Değil Misiniz?
Buraya Tıklayarak Üye Olabilirsiniz.

En Son Ziyaret
mervezcan Gidiyor...
madboy33 00:51:04
gurkanbod... 01:05:50
cigdemakd 01:13:54
harun 01:18:06
madeno 01:39:52
serhan26 01:59:57
fatrax 02:05:42
biyolog67 02:07:43
Biologist 02:11:17

Sayfa oluşturulma süresi: 0.05 saniye 921,834 Tekil Ziyaretçi